Yazılarım

Linç Kültürü

Kültür, toplumların gelişmişlik seviyesini temsil eden önemli bir unsur olup geçmişten günümüze gelene kadar anlamında çeşitli değişiklikler olmuştur. Türk Dil Kurumu’na göre kültür: “Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü.” olarak tanımlanmaktadır. Bugünde kadar birçok kişi tarafından da kültüre dair önemli söylemlerde bulunulmuştur. Bu söylemlerden bazı örnekler aşağıda yer almaktadır.

 

  • Türkiye Cumhuriyeti’nin temeIi küItürdür. KüItür, okumak, anIamak, görebiImek, görebiIdiğinden anIam çıkarmak, ders aImak, düşünmek, zekâyı eğitmektir.  (Mustafa Kemal Atatürk)
  • Kendi küItürü iIe iIgisi oImayan insan, üIkesinin yabancısıdır.  (Ludwig Tieck)
  • KüItür; mükemmeIIiğe uIaşmak, çaIışmak, faziIet ve idrak nuru peşinde gitmektir. (Matthew ArnoId)
  • Kültür düşünce faaliyetine, güzellik ve insani hislerle kapıyı açık tutabilmektir.  (A.North Whitehead)
  • DiI gönIü yüzdüren gemidir, topIumun da gönIü var; topIumun gönIünün adı da küItürdür. (Oktay SinanoğIu)

 

Günlük yaşantımızda, iş veya eğitim hayatımızda birçok kültür çeşidi ile karşılaşmış veya duymuşuzdur. Burada kapsamları konusunda ayrım yapmadan en çok duyduğumuz ve kullandığımız kültür çeşitlerini aşağıda belirtmiş bulunmaktayım.

 

  • İlkel Kültür,
  • Alt Kültür,
  • Karşı Kültür,
  • Yemek Kültürü,
  • Tartışma Kültürü,
  • Spor Kültürü,
  • Halk kültürü,
  • Kitle Kültürü,
  • Genel Kültür,
  • Yüksek Kültür,
  • Popüler Kültür.

 

Yukarıda saydığım kültür çeşitleri haricinde adını sıklıkla duyduğumuz bir kültür çeşidi daha bulunuyor.  Buna ”Linç Kültürü” diyoruz. Olumsuz anlamda kullanılan Linç kültürü, ağırlıklı olarak sosyal medya araçları üzerinden gerçekleştirilmekte ve psikolojik saldırılar olarak da bilinmektedir. Sosyal medyanın ön planda olduğu günümüzde Kişileri veya kurumları hedef göstererek, sosyal medya araçları üzerinden kitleleri harekete geçirmeye yönelik faaliyetlere birçoğumuz şahit olmuşuzdur. Hatta aşağıdaki metotların kullanılarak bu işin daha da abartıldığı görülmektedir.

 

  • İftira atmak,
  • Kışkırtmak,
  • Hakaret etmek,
  • Yıldırmak,
  • İtibar zedeleyici söylemlerde bulunmak,
  • Küçük düşürme ve karalama,
  • Kişisel haklara saygısızlık, ağırlıklı olarak kişilere veya kurumlara uygulanan linç kültürüne örneklerden bazılarıdır.

 

Bu arada not olarak belirtmek isterim ki; toplumun vicdanına zarar veren olaylardan veya kararlardan dolayı gösterilen demokratik tepkiler bu yazımın kapsamı dışındadır.

 

Sosyal linçe en çok maruz bazı gruplar, bazı meslek dalları ve bazı alanlar aşağıda belirtilmiştir.

 

  • Siyasi Partiler ve Siyasetçiler
  • Dini Gruplar ve Din Adamları
  • Film ve dizi içerikleri
  • Yarışma programları
  • Şarkıcılar, oyuncular, mankenler

 

Linç kültürünün başlamasına sebep olan birçok faktör bulunmaktadır. Bu faktörlerden en çok görülenleri aşağıda ilginize sunmuş bulunmaktayım.

 

  • Siyasi görüş farklılıkları,
  • Dinsel veya mezhepsel farklılıklar,
  • Cinsel kimlik, milliyet veya ırksal farklılıklar,
  • Tahammülsüzlükler,
  • Fikir çatışmaları,
  • Sosyo – ekonomik seviyeden doğan sebepler.

 

 

Yukarıda bahsettiğim kısımlar linç kültürünün en şiddetli olduğu ve genel olarak kullanıldığı alanları kapsamaktadır. Tabi bunlar haricinde ölçüsü iyi ayarlanamadığı takdirde sosyal linçe dönüşebilecek bazı durumlarda bulunmaktadır.

Bir noktada eleştiri yaparken bunun sosyal bir linçe dönüşme ihtimalinin olup olmadığını iyi hesaplamak gerekir. Yapılan eleştiri uygun bir üslup ile karşı tarafla iletişime geçilerek yapıldığı takdirde fayda dahi sağlayabilir. Eleştiride bulunduğunuz kişinin veya kurumun gözünden kaçırmış olabileceği şeyleri onlara göstererek belki de şahsına ya da kurumlarına katkıda bulunabilirsiniz. Ancak birebir iletişim yerine herkesin görebileceği platformalar üzerinden hedef gösterilerek yapılan açık veya üstü kapalı söylemler olumlu örnek teşkil etmeyen davranışlardır. Ve bu davranışlar ilgili platformlarda olumsuz etkileşimi arttırdığında sosyal bir linçin başlamasına sebep olabilir. Hatta sizin bir anlık siteminiz veya kızgınlığınızı ifade etme tarzınız (bir söz ya da bir yazı) tahmin edemeyeceğiniz boyutlara varan bir sorunun çıkmasına yol açabilir. Bu gibi tatsız durumların yaşanmaması için eleştiride bulunurken etik kuralları da göz önünde bulundurmanız iki taraf içinde faydalı olacaktır.

 

Kişilere ve kurumlara katma değer sağlayan eleştirilerinizin olması dileğiyle 🙂

Başa dön tuşu