Sosyal Sorumluluk

Sosyal Sorumluluk Çalışmalarının Önemi

LÖSEV’de Fayda Proje Sorumlusu pozisyonunda görev alan Aslı Çavdar ile “Sosyal Sorumluluk Çalışmalarının Önemi” konusu üzerine online sivil toplum kuruluşu sohbetimizi gerçekleştirdik.

Görüşme içeriğine yönelik bilgiler aşağıda ilginize sunulmuş bulunmaktadır.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

LÖSEV İstanbul’da 1 yıl 9 aydır aktif iletişim biriminde çalışıyorum. Aktif iletişim birimi dışında LÖSEV ’in Türkiye’de ki tüm üniversitelerde yürüttüğü fayda projesinde proje sorumlusu olarak görev alıyorum. Bugün de bu platformda fayda sorumluluğu konusu üzerine söyleşimizi gerçekleştireceğiz. Burada olduğum için mutluyum, davetiniz için teşekkür ederim.

LÖSEV hakkında bizi bilgilendirir misiniz?

LÖSEV, Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı olarak 1998 yılında Ankara’da kuruldu. Kurucumuz Üstün Ezer’dir. Merkezimiz Ankara’da bulunmaktadır. Bununla birlikte çeşitli şehirlerde irtibat ofislerimiz de mevcut. Vakfımız kurulduktan sonra ‘Bir tuğla da sen koy’ kampanyasıyla Türkiye’de ki bağışçılarımızın destekçilerimizin sayesinde bir hastanemiz yapıldı. Hastanemizin ismi Lösante. Lösante, Ankara’da bulunuyor tamamen SMS bağışlarıyla, cihaz bağışlarıyla Türkiye’nin tuğla tuğla ördüğü bir hastanedir. Lösante, Türkiye’nin ilk Avrupa’nın en büyük onkoloji hastanesidir ve bununla birlikte lösemili ve kanserli çocuklara tamamıyla ücretsiz şekilde tedavi imkanı sunmaktadır. Lösante’ nin hemen yanında bulunan okulumuzda ise tedavi gören çocuklar eğitimlerinden geri kalmasın diye orada eğitim imkanı sağlıyoruz. Ankara dışında yaşayan kişilerin, ailelerinin tedavi sürecinde barınma ihtiyacı duyması durumunda bu imkânı da sağlıyoruz. 

LÖSEV’de gönüllü olmak için nasıl bir yol izlenilmelidir? Gönüllüler hangi konullarda destek olmaktadır?

Gönüllü olmak için 2 yol var. Birincisi losev.org.tr üzerinden form doldurarak gönüllü olunabilir. Bunun haricinde herhangi bir irtibat bürosuna gelerek form doldurabilir. Bir LÖSEV gönüllüsü olduğunuz zaman etkinlik bilgileri mail yoluyla sizlere iletilir. Aslında atılacak adım oldukça basit. Bir form doldurmak ve gelen mailleri takip etmek, katılabilecek durumda olduğunuz etkinliklere de katılım sağlamak. Şu anda salgın sürecinde olduğumuz için bazı etkinliklerimize ara vermek durumunda kaldık. Bizim LSV dükkan ürünlerimiz var. Tedavi gören çocukların annelerinin rehabilitasyon süreci dahilinde el emeği göz nuru ürünlerinin satıldığı bir platform da denilebilir. LSV dükkan ürünleri her platformdan alışveriş yapılabilir bir hale geldi. Gönüllülerimizden her konudan destekler alıyoruz. Personelin yaptığı işlere yardımdan, kapıda misafirleri karşılama görevine kadar. İlla ki yardımcı olunacak bir konu bulunuyor.

Bir STK olarak Covid-19 sizleri nasıl etkiledi?

Tabii ki herkes kadar biz de etkilendik ister istemez. Canım kardeşim ders evlerinde etütler veriyorduk. Pandemi sürecinde bunlara ara verdik. Çünkü bu etkinliğe katılanlar sadece hastalığı atlatmış olanlar değil, aktif olarak hastalık sürecinde olanlar da bu etkinliğe katılıyordu. Aralık ayının sonuna kadar bütün STK’ların saha çalışmaları yapmaları yasaklandı. Bu yasak gelmeden önce de zaten biz kalabalık etkinliklerimize ara vermiştik. Toplu etkinliklerimizi askıya aldık. Okullara gidip eğitim verirdik bunu online biçime dönüştürdük. 

Bir STK’da görev alan gönüllünün size göre hangi yetkinliklerin gelişir?

İşe alım süreçlerinde de bir STK’da görev almak önemli bir hale geldi. Normal gönüllülükten değil aktif gönüllükten bahsediyorum. Mesela biz gönüllülerimizi çağırdığımız zaman etkinliklere gruplara bölüyoruz onları ve bu gönüllülerin bir takım liderleri oluyor. Yani aslında burada gönüllülerimiz burada takım çalışmasına yatkınlık kazanabilirler, liderlik vasfını geliştirebilirler, birlikte hareket etmenin önemini kavrayabilirler bunlarla birlikte iletişim becerilerini de geliştirmiş oluyorlar. Çünkü gönüllülük çalışmalarına genel olarak arkadaşlarıyla gelmiyorlar. Farklı farklı yerlerden, farklı alanlardan gelen insanlarla birlikte o gün el ele verip bir amaç uğruna bir şeyler gerçekleştiriyorlar. Biz normalde 2-8 Kasım haftasında herkesi maske takmaya davet ederdik. Maske takın ve Lösemili çocukların maske takma sürecinde neler hissettiklerini düşündüklerini görün diye buna davet ederdik. Bu sayede gönüllülerimiz empati yapabiliyorlardı. Fakat bu pandemi sürecinde şuan herkes maske taktığı için biraz olsun devamlı maske takmak zorunda kalan lösemili çocukların durumunu herkes anlamış oldu.

Türkiye’de çok fazla STK bulunmasına rağmen LÖSEV’ in en öne çıkan STK’lardan biri olmasını nasıl yorumluyorsunuz?

Ben bunu şöyle anlamlandırıyorum. LÖSEV’ in öne çıkmasındaki en büyük sebeplerden birisi aslında insanların LÖSEV’ e duyduğu güven. İnsanlar LÖSEV’ e güveniyorlar. Bunun birkaç sebebi olabilir. Uzun yıllardır birçok global kuruluşa üyeyiz ve birçok alanda ödüle layık görülen bir sivil toplum kuruluşuyuz. Uluslararası düzeylerde bulunan bu yetkinliklerimizde etkili olabilir. Kanserle mücadelede bulunduğumuz konum LÖSEV’ i diğer STK’larda ayırıyor diyebiliriz.

Başka STK’lar ile yürüttüğünüz ortak çalışmalar var mı?

Ortak olarak başka kişiler ve kurumlarla yapılan çalışmalarımız olabiliyor. Örneğin bazı alışveriş sitelerinde bağış yapma kısmı oluyor bazı STK’larla beraber biz de oralarda varız. Gelen iş birliği tekliflerini mutlaka değerlendiriyoruz. 

Bir STK olarak yaşadığınız sorunlar nelerdir?

Bizim 4 milyona yakın gönüllümüz var ve hedeflerimizden bir tanesi de 5 milyon gönüllüye ulaşmak. Onlarla birlikte çalışmak istiyoruz. Onlardan destek almak istiyoruz. 4 milyon gönüllünün çoğu çalışmayan, tanışma toplantılarına dahi katılmayan gönüllülerden oluşmaktadır. Ancak bu formu doldurmak bile bir şey. Bilgilendirme maillerimizi almaları da önemli bir nokta. Pasif gönüllülerimizi aktif hale getirmek istiyoruz. Bir STK’da gönüllülerin o STK’yı tanımaları ve ne yaptıklarını bilmeleri gerekmektedir. Bu yüzden bilgilendirme faaliyetlerimize özellikle önem veriyoruz.

Çalışmalarınızda sizi motive eden unsurlar nelerdir?

Hastane ziyaretlerine sadece bir kez katıldım. Çok farklı bir deneyimdi benim için. Benim en büyük motive kaynağım, lösemili çocuklar ve onların aileleri için çalışıyor olduğumu bilmek. Bizim iyileşmiş gençlerimiz var onlar hastalığı atlatıp kendileri artık sağlıklı olduktan sonra gelip bize üye oluyorlar. Bu çok güzel bir his. Bu anlar çok değerli benim için. 

Gönüllülerin katılım sağlamamasının sebepleri nelerdir?

Bizim karşılaştığımız genel sorun zaman sıkıntısı. Bizim normalde üyelik aidatımız yıllık 24 Türk Lirası ancak bu ücret tamamıyla isteğe bağlı ödenir veya ödenmez. Belli sayıda etkinliğe katılma zorunluluğumuz da yok tamamen gönüllülük esasına bağlı bir üyelik sürecimiz var. Kişilerin çalışmalarımıza katılmama sebepleriyse genel itibariyle zaman sıkıntısından kaynaklıdır. 

Bir şirketteki çalışanları yönetmek zorken bir STK’da gönüllüleri yönetmek nasıl bir durum?

İnsanlarla yapılan işlerde aksaklıklar olabilir, bunlar çok normal şeyler. Biz gönüllülerimize mutlaka oryantasyon yapıyoruz. Bunu şansa bırakmıyoruz. Sorun ihtimalini tabii ki sıfırlayamıyoruz ancak elimizden geldiğince üstesinden geliyoruz. Oryantasyon ve eğitimlerle bu sürecin zorluklarını aşmaya çalışıyoruz.

Öğrenci ve mezunlarımıza tavsiyeleriniz nelerdir?

Kurslara gidilmeli, sertifikalar alınmalı bunlar çok önemli şeyler. Bunları zaten yapmamız gerekiyor. Ancak hepsinden ziyade yardım gereken insanlar için vakit ayırmayı bir görev haline getirmemiz gerekiyor. Günlük yaşamımızdan vakit ayırdığınızda bu çok daha önemli bir hale geliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu