Yazılarım

Geleceğin Meslekleri ve Yenilik Ağları

Dijital çağın, dijital vatandaşları olma yolunda ilerliyoruz. Üretim sistemlerinden, savaş teknolojilerine kadar her şeyin değişmeye ve gelişmeye başladığı hızlı bir çağdayız. Artık her meslek kolu bu çağın gereksinimlerine göre kendini güncellemek zorundadır. Siber saldırılar, sosyal medya araçları üzerinden işlenen suçlar (hakaret, dolandırıcılık vb) gibi durumlardan dolayı hukuk alanında yapılan düzenlemeleri, meslek kollarındaki güncellemelerden bir tanesi olarak belirtebiliriz. Yazımın içeriğinde kullanmış olduğum bazı kavramların açıklamaları aşağıda ilginize sunulmuştur.

 

  • Dijital Çağ: Dijital teknolojiler ve dijital yenilikler ile ayırıcı özelliğini ortaya koyan bilgi ve yaratıcılık çağı.
  • Dijital vatandaşlık: Bilgi teknolojilerini düzenli olarak etik, eleştirel ve güvenli bir şekilde kullanma becerisini ifade eder.
  • Dijital Suçlar: Bilgisayar, tablet, cep telefonu gibi çağdaş iletişim araçları veya pos makinası gibi alışveriş araçları kullanılarak elektronik ortamda işlenen her türlü suç olarak tanımlanabilir.
  • Yenilik Ağları: Yenilikte daha büyük başarı elde etmek için üniversiteler, kamu araştırma enstitüleri, sanayii (büyük veya küçük ölçekli işletmeler), siyasi aktörler ve ajanslar arasında görevdeşlik yaratmayı amaçlayan resmi ve gayri resmi bağlantılar olarak tanımlanabilir.

 

Dijitalleşmenin artmasıyla birlikte birçok yeni dijital terim, kavram, teknoloji ve uygulama isimlerine sıklıkla maruz kalmaktayız. Bunlardan bazıları aşağıda sıralanmıştır.

  • Endüstri 5.0
  • Blockchain
  • Kripto Paralar,
  • NFT (Non-Fungible Token)
  • Metaverse
  • Web 3.0
  • Big Data
  • Arttırılmış Gerçeklik
  • Bulut Teknolojileri
  • Nesnelerin İnterneti

 

Yukarıda belirtmiş olduğum, bu ve benzeri teknolojilerden, yazılımlardan ve gelişmelerden dolayı yeni meslekler ortaya çıkmakta, iş ve yönetim modelleri ise değişim göstermektedir. Tüm bu değişimler müşteri beklentilerinde farklılıklar oluşturmaktadır. Dolayısıyla kurumlar; bu farklılıkları analiz edebilen, değişikliklere ve gelişmelere hızlıca adapte olabilen, kendi gelişimine ve kurumunun gelişmesine emek harcayan, sektöründeki güncel trendleri takip eden, araştırma yapmayı seven, motivasyonu yüksek çalışanlara ihtiyaç duymaktadır. Bu belirttiklerim aranılan yetkinliklerden sadece bazılarıdır. Detaylar için Yetkinlikler başlıklı yazımı inceleyebilirsiniz. Tüm bu teknolojilerden, yazılımlardan, uygulamalardan dolayı “Geleceğin Meslekleri” olarak aşağıdaki meslekler konuşulmaya, bazıları ise iş dünyasında yerini almay başladı.

 

  • 3D Üretim Mühendisi
  • Robot Teknisyeni
  • Yapay Zekâ Eğitmeni
  • İklim Mühendisi
  • Dijital Rehabilitasyon Danışmanı
  • Artırılmış Gerçeklik Geliştiricisi
  • Beyin İmplant Uzmanı
  • Holografik Avatar Tasarımcısı
  • Blockchain Geliştiricisi
  • IoT Uzmanı
  • E-Spor Koçu

 

Sektörlerin teknolojik değişimlerden etkilenmesi ve teknolojinin devamlı bir gelişim halinde olması kurumların eleman temininde nitelikli ve yetkin kişileri seçmesini zorunlu hale getirmiş durumdadır. Özellikle yeni yetkinliklerin belirlenmesi, geliştirilmesi ve nitelikli iş gücünün oluşturulması noktasında iş dünyasının – üniversiteler ile işbirliğini arttırması gerekmektedir. Dünya genelinde artık birçok üniversite yenilikçi eğitim yöntemleri ve yenilik ağları uygulamaları ile endüstrilerin gelecekte ihtiyaç duyabileceği iş gücü alanları üzerine hazırlıklar yapmaktadır. Yenilik ağları sayesinde, üniversite – iş dünyası işbirliğinde, özellikle eleman temininde ağ ilişkilerinin rolü ve etkinliğinin önemi net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Bu kapsamda gerçekleştirilen bazı yenilik ağı uygulamaları aşağıda ilginize sunulmuştur.

 

Üniversite-İş Dünyası İş Birliğine İlişkin Yenilik Ağları Uygulamaları:

 

1-     Babes-Bolyai Üniversitesi (Romanya)

Bu üniversite, özellikle KOBİ’lerle birlikte sanayi ile iş birliğinin önündeki engellerin üstesinden gelmek için pratik yöntemler kullanmaktadır. Babes-Bolyai Üniversitesi, pazarlama ve teknoloji transferinin artırılması başta olmak üzere, üniversitenin araştırma faaliyetlerini desteklemek için, Teknoloji Enstitüsü kurdu. Bu Enstitü özellikle, sanayi ortaklarının en çok ilgi duydukları alanlardaki projelerde çalışmak için, üniversitenin farklı alanlarından araştırmacılar, akademisyenler ve hatta teknisyenler toplamayı denedi. Ayrıca, bu üniversitenin AB’deki ve AB dışı programları arasındaki, uluslararası ilişkileri geliştiren, Uluslararası İş birliği Merkezi ‘de bulunmaktadır. Bu merkez, üniversite dışındaki eğitim programlarını geliştirirken aynı zamanda sektörle ortak araştırma programları da gerçekleştirmektedir. Üniversite yenilikçi eğitim yöntemleri sunmaya ve öğrencileri gelecekte endüstrinin ihtiyaçlarını karşılamaya hazırlamaya çalışmaktadır.

 

2-     Charles Üniversitesi (Çek Cumhuriyeti)

Charles Üniversitesi (CÜ) endüstri ile iş birliği yapmak için dağınık merkeziyetçi bir yaklaşım kullanır. Bu durum, her fakülte, ilgili firmalarla iş birliği yapmaya karar vermede özerkliğe sahip olduğu anlamına gelmektedir. Her fakültenin öğrencileri, çalışması için ilgili endüstri ile iş birliği yapmaktadır. CÜ, 2007 yılında Teknoloji ve Bilgi Transferi Merkezi (TBTM) olarak bir birim kurmuştur. TBTM personeli, sonuçlarını ticarileştirmek ve pazarlama ağlarıyla iş birliği yapmak isteyen araştırmacılara yardımcı olmaktadır. TBTM ayrıca, Fikri Mülkiyet Hakkı (FMH) konularında eğitim kursları ve girişimciliği desteklemek için teknoloji transferi de sunmaktadır. Charles Üniversitesi (CÜ), 2009 yılı itibariyle sanayiye inovasyon transfer şartlarını iyileştirmeye odaklandı.

 

3-     Katholieke Leuven Üniversitesi (Belçika)

Üniversitenin geri kalanından ayrı olarak kurulan Leuven Araştırma ve Geliştirme (LAG), Katholieke Leuven Üniversitesi’nin Ar-Ge bölümünü yönetmekte ve dört alanda faaliyet göstermektedir. Merkez, önce şirketler ile araştırma sözleşmeleri yapıyor ve girişimcilik kültürünü geliştirmeye çalışıyor. Daha sonra patent ve fikri mülkiyet politikaları ile ilgili faaliyetleri yönetiyor. Bu kurallar ile ilgili iç usulleri oluşturmak için Fikri Mülkiyet Hakları Danışma Grubu kurulmuştur. Araştırmacıyı kendi araştırma portföyünü korumak, potansiyel ekonomik kârlarını taramak, patent başvurusu yapmak ve desteklemek için patent kaynakları da mevcuttur. Ayrıca iş geliştirme çalışmalarını desteklemek ve eğitim faaliyetleri uygulamak suretiyle, girişim fonlarını yükseltmek için fırsatlarda yaratılmaktadır. Sonunda ise; açık inovasyon platformları yaratmaya ve Merkez ile piyasa arasındaki iş birliğini geliştirmeye çalışmaktadır.

 

4-     Compiègne Teknoloji Üniversitesi (Fransa)

Compiègne Teknoloji Üniversitesi (CTÜ), üniversite ve şirketler arasında yeni bir iş birliği türü geliştirmek için kuruldu. Özellikle üniversitenin yönetim kurulu hem akademisyenlerden hem de endüstrideki insanlardan oluşmaktadır. Belirli görevlerden sorumlu bazı müdürlükler bulunmaktadır. Örnek olarak;

 

  • Bir müdürlük, araştırma sonuçlarını şirketlere tanıtmaktan sorumludur,
  • Bir müdürlük bilimsel ortaklıklardan sorumludur,
  • Müfredattan, kesintisiz eğitimden ve önceden öğrenmenin tanınmasından başka bir müdürlük sorumludur.

 

Sektördeki rekabet artışıyla birlikte, hedefe ulaşabilmek için uygulanabilecek yöntemlerden bir tanesi işbirliğidir. Kurumlar, maliyeti düşürmek, daha fazla kâr elde edebilmek ve bununla birlikte daha fazla bilgiye sahip olabilmek için iş birliğine başvururlar. Özellikle üniversite–iş dünyası iş birliği bu konuya iyi bir örnektir. Çünkü aradaki etkileşim sayesinde her iki taraf sahip oldukları bilgi birikimini, kalitesini ve teknolojisini paylaşmış olur. Bu işbirliği sayesinde kurumların endüstriyel verimliliği artabilir ve ülkelerdeki hükümetler bu iş birliklerine destek olabilir. Zira artan endüstri verimliliği demek, ülke ekonomisinin de hızlıca kalkınması demektir.

 

Bu bağlamda, bir ülkenin istihdam oranının, o ülkedeki refahı kısmende olsa temsil ettiğini söyleyebiliriz. İşte bu noktada önem kazanan üniversite–iş dünyası iş birliği, istihdam sağlama oranının artmasına büyük katkı sağlayabilir. Yukarıda örnekleri ile belirtmiş olduğum sistemler sayesinde hem yeni projeler ortaya çıkarılmakta, hem de yenilik ağları uygulamaları önem kazanmaktadır. İnovasyonun son derece önemli olduğu günümüzde yenilik ağlarının gelişmesi ülkelerin refah düzeylerinin artışına önemli oranda destek olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu