İş Dünyası

Üretim Sektöründe İşe Alım Süreçleri ve Kariyer Yönetimi

Tekiş Lastik Genel Müdürü Kenan Tekin ile Üretim Sektöründe İşe Alım Süreçleri ve Kariyer Yönetimi konusu üzerine online sohbetimizi gerçekleştirdik.

Üretim Sektöründe İşe Alım Süreçleri ve Kariyer Yönetimi görüşme içeriğine yönelik bilgiler aşağıda ilginize sunulmuştur.

Sizi ve firmanızı tanıyabilir miyiz?

İstanbul Üniversitesi, Tarih bölümü mezunuyum. Kısa bir dönem öğretmenlik mesleğini icra ettim. Bu meslek iletişim noktasında bana çok şey kattı. Daha sonra 2005 yılında aile firmamız olan Tekiş Lastik bünyesine dahil oldum ve bugün kardeşlerim ile birlikte çalışmaya devam etmekteyiz.

Tekiş Lastik, 1996 yılında kurulmuş olup üretim sektöründe hizmet vermektedir. İlk olarak babam ve abim tarafından 1996 yılında bir evin bodrum katında, 60 metrekare alana kurularak hizmete başlamış ve bugün itibarıyla 3000 metrekare alana sahip bir yapıda üretim faaliyetini sürdürmektedir. Ayrıca Türkiye’nin her ilinde bayilerimiz bulunmaktadır.

Ayakkabıdan tekstile, medikalden savunma sanayine kadar yaklaşık 13 sektörde hizmet vermeye devam etmekteyiz.  Çalışmalarımızda kalite, marka ve inovatif yaklaşımlara özellikle dikkat etmeye çalışmaktayız. Mevcut durumda 100’den fazla çalışanımız ile 35 ülkeye ihracat gerçekleştirmekte ve her dönem artan istihdam oranımız ile firmamızı daha ileriye taşımayı hedefliyoruz. Bugün itibarıyla ihracat rakamlarımıza bakıldığında özellikle pandemi dönemi kapsamında %60’lık bir ihracat oranımız söz konusu.

 

COVİD-19’un üretim sektörüne etkileri neler oldu?

Özellikle üretim sektöründe lojistikle alakalı ciddi anlamda sorunlar yaşanmaktadır. Firmamız açısından değerlendirecek olursak tedarik sürecinde bilhassa ham madde tedariğinde çok ciddi aksaklıklar yaşadık. Hastalıkla mücadelede sürecinde üretim yerlerinde önemli problemler ile karşılaştık. Ancak hitap ettiğimiz sektörlerden bir tanesinin medikal sektörü olması ve bu sektörde hizmet vermemiz sebebiyle (özellikle pandemi döneminde maske üretimiyle alakalı kullanılan aksesuarlar, ham maddeler, lastik, şerit gibi üretimlerde bulunuldu) firma olarak olumlu etkilendik. İhracatımızı %40’lardan %60’lara çıkardık. Ek olarak bu dönemde istihdam oranımızı %20 arttırdık. Bu süreçte bizimle olan çalışanlarımıza çok teşekkür ediyorum. Herkesin evde olduğu bir dönemde müşterilerimizi yarı yolda bırakmamak için üretimlerimize devam ettik. Tabi bu bahsettiğim süreç medikal sektöründe pozitif yönde ilerlerken diğer sektörlerde  negatif durumlara yol açtı. Avrupa Birliği ülkelerine baktığımızda, bu dönemde %8 küçülme var. İngiltere’de son 300 yılın en büyük küçülmesi yaşanmaktadır. Türkiye’de üretim sektörü açısından baktığımızda, biz onlar kadar etkilenmedik. Fakat hizmet, perakendecilik gibi birçok sektör olumsuz anlamda etkilendi.

Pandemi döneminde dünyada e-ticaret kavramı daha da önem kazandı. Bu da bizim o yöne doğru yönelmemizi sağladı. Bu dönem özellikle iki konuda ders verici nitelikte oldu. Bunlardan ilki, üretim yapan her firmanın mutlaka ihracat yapması veya ihracat yapacak şekilde kendini geliştirmesi gerektiği (eğer biz ihracat yapmıyor olsaydık bizim muadilimiz farklı sektörlerdeki firmalar gibi iş yerimizi kapatıp farklı süreçler yaşayabilirdik). İkincisi ise üretim yapan her firmanın muhakkak dijitalleşen dünyada e-ticaret yapabilmesi gerektiği.

 

Üretim sektöründe işe alım süreçlerinde en çok dikkat ettiğiniz hususlar ve yetkinlikler nelerdir?

Proaktif yaklaşım sahibi olmak bizim için önemli. Genç bir ekiple çalışıyoruz. Genç ekiple çalışmak da çok farklı bir bakış açısı kazanmamıza olanak sağladı. Büyüyen bir firmayız ve bundan sonra da genç ekiple yolumuza devam etmek istiyoruz.

İş görüşmelerinde, görüşme gerçekleştirdiğimiz adayın mesleki yetkinliği ve mesleki ilgisi öncelikli olarak dikkat ettiğimiz hususlar arasında yer almakta. Gelen adayın ilgisi, işe olan merakı bizim için önemli. Bu kapsamda da inisiyatif alabilecek, sorumluluklarını yerine getirecek kişilerle çalışmak istiyoruz. Krizleri yönetebilen, hata yapmaktan korkmayan, kendini yenileyen kişilere bünyemizde yer vermeye çalışıyoruz. Ek olarak  zaman yönetimi en çok dikkat ettiğimiz yetkinliklerden bir tanesidir.

 

Kurumunuzda eğitime yönelik uyguladığını süreçler nelerdir?

Genç bir ekiple çalışan ve eğitime önem veren bir firmayız. Beşikten mezara kadar öğrenin sözündeki ilkeye inanıyoruz. Biz bile olduk demiyoruz ve öğrenmeye devam ediyoruz.

Eğitim konusuna çok önem veriyoruz. Firmamızda oryantasyon sürecini biz 1 ay olarak tutmaktayız. Bazı firmalar bu süreci daha kısa tutabiliyor. Şirketle alakalı ve ürettiğimiz ürünle ilgili genel bilgileri, stratejimizi, vizyonumuzu, iş ve şirket kültürü ile alakalı eğitimleri yeni gelen arkadaşlarımıza oryantasyon sürecinde veriyoruz. Her sene aralık ayında yani sene sonunda İnsan Kaynakları ve ARGE birimimiz ile bir araya gelerek eğitim ihtiyaç analizleri yapmaktayız. Analiz sonuçlarına istinaden de yıl içerisinde verilmesi gereken eğitimler için planlamamızı yapıyoruz. Verilecek eğitimlere ilişkin eğitim takvimi oluşturuyoruz. Eğitimlerimizde sadece mesleki birikimleri arttıracak eğitimler değil, kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak eğitimleri de ayrıca veriyoruz. Bu eğitimleri verirken de üniversiteler ile sanayi iş birlikteliği yapıyoruz. Eğitimlerimizi üniversitelerde konunun uzmanı akademisyenler aracılığıyla çalışanlarımıza vermekteyiz. İnsan Kaynakları Birimimiz aracılığıyla da eğitimlerimizin katkısını ölçmeye çalışıyoruz. Çalışanlarımız ile 6 ayda bir anket yaparak eğitim taleplerini topluyoruz.

 

Rol model almış olduğunuz bir kişi var mı?

Klasik anlamda rol model alacağım birçok insan sayabilirim (Elon Musk, Jeff Bezos, Steve Jobs gibi). Ama ben rol model olarak babamı örnek aldım. Babam 50 yıllık çalışma hayatının 25 yılını emekçi ve işçi olarak bir firmada geçirdi. Sonrasında da 25 yıldır firmamızda bizlerle birlikte çalışmaktan, emek vermekten, hayat mücadelesi vermekten çekinmedi. Bize hep “Oğlum Türk markasını geliştirin ve markanızı dünyaya yayın” dedi. Babamdan almış olduğumuz bu ahlakı, bu anlayışı şimdi biz kurumsallaşmaya çalışan aile firmalarımızda yaşatmaya devam ediyoruz. Babamın en çok sevdiğim sözlerinde biri “Hayat mücadeleyi sever. Mücadeleye küsmemek lazım.” şeklindeydi.

 

Her kurumda kriz durumları yaşanabiliyor. Sizin yaşamış olduğunuz bir kriz durumunu bizimle paylaşabilir misiniz?

Bundan 7-8 sene önce bir siber saldırıya maruz kaldık. 1996 yılından bu yana olan verilerin hepsi elimizden gitti. Bize şu kadar bir para öderseniz verilerinizi geri vereceğiz şeklinde bilgisayarımızda bir not bulduk. Almanya’da ki müşterimize ürün bilgilerini siber saldırıda kaybettiğimizi söyleyince bize çok ciddi bir ihtar çekti. Biz bilgilerimizi çalanlara istedikleri parayı vermedik. Kendi üretim yazılımımızı geliştirdik. Bu kapsamda cari bilgileri saklama ile alakalı profesyonel bir firma ile çalışıyoruz. Siber saldırılara karşı önlemler aldık. O saldırıda zorlandık fakat bu sayede kendi dijital dönüşümümüzü gerçekleştirdik. Bunun haricinde aile şirketi olduğumuz için ilerde aile fertleri arasında kriz yaşamamak için şimdiden önlemlerimizi almaya başladık.

Aile şirketlerinde kurumsallaşmada en önemli konulardan bir tanesi aile anayasası konusudur. Bu hususta büyük firmaları örnek alarak bir başlangıç yaptık. İlerleyen zamanlarda bu aile anayasasını tamamlayarak bir sonraki nesillerimizin bugünden hangi işleri yapacağını, kurallarımızın neler olduğunu, aile içerimizdeki değerlerimiz nedir ne değildir bunlara bakmak ve geliştirmek istiyoruz. Çünkü şirkette bir hissedar oranı vardır. Hissedarlık farklı, yöneticilik farklıdır. Biz bu işi daha profesyonel bir şekilde yapmak için aile anayasamızı da en kısa sürede tamamlayacağız.

 

Kariyer tavsiyeleriniz nelerdir?

Öğrencilerimizin ve mezunlarımızın kendilerini, toplumu ve dünyayı iyi tanımaları lazım. Kendilerini iyi keşfetmeleri lazım. İş hayatına atılmadan önce dil problemini çözebiliyorlarsa mutlaka çözsünler. Öğrencilik hayatında sosyal ve kültürel faaliyetler içerisinde mutlaka yer almalılar. Yazı ve iletişim dillerini geliştirmeliler. Kendi alanlarında uzmanlaşma adına etkinliklere katılmaları önemli. Pandemi döneminde online etkinlikler arttı. Bunlardan faydalanmalarını tavsiye ediyorum. Fırsat bulabilirlerse yurtdışını görmelerini tavsiye ederim. Network ağlarını geniş tutmalarını tavsiye ediyorum. Staj tecrübesi veya yarı zamanlı iş deneyimleri de çok önemli. Öğrencilik hayatlarında staj yapmaya veya yarı zamanlı çalışmaya özen göstermeliler. Tecrübe kazanmaları, pratik yapmaları onları avantajlı duruma geçirecektir. Çok küçük dokunuşlar ile çok büyük işler yapabilirler. Gençlerimizde bu potansiyel var. Önemli bir sözümüz var. Yenilenmeyen yenilir. Öğrencilerimizin her alanda kendilerini yenilemeleri gerekiyor. Teknolojiyi takip etmeleri gerekiyor. Bu söylediklerimi dikkate alan kişiler iş dünyasına daha hızlı adapte olabilirler.

 

Üretim Sektöründe İşe Alım Süreçleri ve Kariyer Yönetimi konusu üzerine gerçekleştirmiş olduğumuz sohbetten dolayı Tekiş Lastik Genel Müdürü Kenan Tekin beye teşekkür ederiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu