Yazılarım

Kültürel Değişim Konferansı (Culture NEXT 2022) Notlarım

Kültürel Değişim hassas bir konudur. Yeni kültür biçimlerini, tarzlarını, farklılaşmayı ifade eden bir kavramdır.

Kültürel değişim konusu dikkatimi çeken bir konudur. Bundan dolayı bu alanda gerçekleştirilen etkinlikleri takip etmekteyim. En son katılmış olduğum Kültürel Değişim Konferansı etkinliğine dair izlenimlerimiz sizlerle paylaşmak istiyorum. 21 Haziran 2022 tarihinde TBWA, Ipsos ve Oksijen gazetesinin katkılarıyla düzenlenen Culture NEXT 2022 konferansına katılma imkânı buldum. Öncelikli olarak gayet başarılı bir organizasyon olduğunu yazıma başlamadan önce ifade etmek istiyorum. TBWA Global ekibi tarafından hazırlanan Kültürel Değişim Raporu’nun Türkiye’deki yansımaları TBWA/Group İstanbul, İpsos ve Oksijen ekibi tarafından 5 başlıkta ele alındı. Bu başlıklar aşağıda ilginize sunulmuştur.

 

1- Döngüsel Ekonomi

2-Hayalet Modu

3- Cinsiyet Kurallarının Reddi

4- Zihin Bakımı

5- Akışkan Gerçeklik

 

TBWA İstanbul CEO’su Burcu Özdemir, Kültürel Değişim Raporu’nun tamamını genele açık olarak yayınlayacaklarını belirtti. Bu rapor yukarıda belirttiğim 5 başlıktan çok daha fazlasını içermekte. Raporda 36 trendin yer aldığı belirtildi. Bu 36 trend içerisinden, 5 trendin ülkemizdeki yansımaları izleyicilere aktarıldı. Bu 5 başlığa dair gerçekleştirilen oturumlarda, aldığım notlar aşağıda ilginize sunulmuştur.

 

1- DÖNGÜSEL EKONOMİ

Döngüsel çalışmalar yeni bir pazar yaratmakta. Bu pazar büyük ve önemli bir pazar. Örnek olarak yılda 2 milyar ton kentsel atık oluşmakta. Bunların çöp olarak atığa dönmesindense, dönüşüme tekrar sokulabilir mi? üzerine dünya genelinde çalışmalar yapıldığı belirtildi. Konuyla ilgili paylaşılan bazı veriler aşağıda ilginize sunulmuştur.

 

Z kuşağının marka seçiminde hangi kriterler önemli?

%66 – Ödediğim paraya değmesi

%58 – Güvenilir olması

%48 – Performansından memnun olmam

%47 –  Alım gücüme uygun olması

%46- İndirim/kampanya uygulaması

%43 – Ucuz olması

%40 – Kullanıcı/tüketici yorumlarının iyi olması

%29 – Online satışının olması

%28 –  Alışveriş yaptığım yerde bulabilmem

%23 – Geri dönüşüm gibi çevre dostu uyguları olması

 

Dünyayı korumak adına, ikinci el ürünler satın alabilir ya da mevcut ürünlerimi tamir edebilirim diyenlerin Türkiye ortalaması %48, Dünya ortalaması ise %53’tür.

 

Sektörlere Güven Oranı

Teknoloji – (%68)

Sağlık – (%66)

Gıda – (%65)

Enerji – (%59)

Finans – (%52)

 

Tüketici kavramı yerine Kullanıcı kavramının, Kurumsal Sosyal Sorumluluk kavramı yerine Tüm Paydaşlar İçin Değer Yaratımı kavramlarının kullanılması yönünde bir yaygınlık olmasının kavramları daha doğru ifade edebileceği belirtildi. İKEA ‘nın parçaları montaj etme kılavuzlarının olması gibi, parçalara ayır, dönüştür, tekrar kullan şeklinde kılavuz çalışmalarının da olduğu belirtildi.

 

  • Her aile yılda 2 asgari ücrete denk gelen gıdayı çöpe atıyor.

 

Kaynaklarımız tükeniyor. Geri kazanım hiyerarşisi üzerine ülkemizde çalışmalar arttırılmalı. Atık mı? Çöp mü? Fazlalık mı? kısmını doğru tespit etmemiz lazım. Her şey başka bir yerde kullanılan, bir şeyin hammaddesidir. Önemli olan nerede ve nasıl kullanacağınızı bilmenizdir. Kaynak tüketimini azaltmamız lazım. Kaynağında önleme hususu önemli bir konu. Şuan ülkemizde atık veya fazlalık olarak görülen şeyler ağırlıklı olarak toprağa dökülüyor veya yakılıyor.

 

  • Toprağa dökme ve yakma oranı Türkiye’de %98 seviyesinde.

 

Dökmek veya yakmak çözüm değil. Alternatifleri düşünüp hareket etmeliyiz. Üretilen ürünleri hızlı ulaştırma, fazlalıkları yem yapma veya biyogaz üretme gibi alternatifler üzerine yoğunlaşmalıyız. Baştan yanlış adımlar atıyoruz, sonra süreci dönüştürmeye çalışıyoruz. Bu yüzden en baştan, kaynağındayken planlamayı doğru yapmalıyız. Her şey dâhil otellerin bazılarında araştırmalar yaptık. Yapmış olduğumuz araştırmalarda gıda alışverişlerinin önemli bir kısmının çöpe atıldığını tespit ettik.

 

  • Her şey dâhil oteller yaptığı gıda alışverişinin %35’ini çöpe atıyor.

 

Gerektiği kadar üretmek ve gerektiği kadar tüketmek üzerine yoğunlaşmalıyız. Plansız ekim, dikim veya dönemine göre popüler olmuş ürün ekiminden kaçınmalıyız. Yoksa ürünler elde kalıyor ve çöpe atılıyor.

 

 

2- HAYALET MODU

İnternette hayalet gibi gezinmek istiyoruz. İzimizi bırakmak istemiyoruz. Bu yüzden iz bırakmayan programlar, haritada yerinizi gizleme özelliği, yapay zekâyı hackleyen mod, fiziksel dünyada gizliliği sağlayan inovasyonlar gibi çeşitli uygulamalar kullanılmakta veya kullanılmaya hazır hale getirilmekte.

 

Türkiye aylık ortalama 20 saatlik instagram kullanımı ile dünyada ilk sırada. Aynı zamanda kişisel dijital verilerin kullanılması hususunda en çok endişe duyan ülke konumunda.

 

Yapılan araştırma neticesinde;

 

  • Araştırmaya katılanların %16’sı teknoloji geliştikçe kendini güvende hissetmediğini belirtmiş. Genç kesimin ise %23’ü teknoloji geliştikçe kendini güvende hissetmediğini belirtmiş.

 

  • Araştırmaya katılanların %50’si online kanallarımdan birinin hackleneceğini düşünüyorum şeklinde kaygı duyduğunu belirtmiş. Dünyada bu oran %34.

 

  • “Kişisel gizliliğe önem veren insanlar, güvenli arama motorlarına ve şifreli uygulamalara yönelerek kimliklerini korumaya başlıyor.” diyenlerin oranı %83.

 

 

3- CİNSİYET KURALLARININ REDDİ

Kadınların yapamayacağı işler veya erkeklerin yapamayacağı işler gibi toplum içerisinde çeşitli önyargılar bulunmakta. Fakat son yıllarda;

  • Babalık izni veren kurumların sayısının artması,
  • FİFA’nın kadın hakem sayısını arttırması,
  • Belediyelerin kadın şoförler alması gibi birçok uygulama bu önyargıların yıkılmasına destek olmakta.

 

“İnsanlar toplumsal cinsiyet kurallarını sorguluyor. “Kadınlar bunu yapmalı ya da erkekler bunu yapmalı” gibi kalıplara sıkışmadan yaşamaya başlıyor.” diyenlerin oranı %67.

 

Türkiye’de Kadın – Erkek Eşitliği Önündeki Engeller

%85 – Kadın –erkek eşitliği için yeterli yasal düzenlemenin olmaması

%85 – Mevcut yasaların yeteri kadar kullanılmaması

%81 – Kadın ve erkeğin ne yapıp yapmayacağına dair önyargılar

%79 – Siyasetçilerim bu konuyu önceliklendirmemesi

%79 –  Medyanın kadınlara yönelik ayrımcı bir dil kullanması

%76 – Bu konuda çalışan dernek / vakıflar üzerinde kurulan baskılar

 

Yasal düzenlemelerin yeterli olmamasının kadın – erkek eşitliği önündeki en büyük engel olduğu görülmektedir. Bu alana yönelik özel ve kamu sektöründe gerçekleşen birçok uygulamanın ise toplum nezdinde destek bulduğu düşüncesindeyim.

 

 

4- ZİHİN BAKIMI

Uzaktan Çalışma Tükenmişliği, Eko-Anksiyete, Kripto Paniği gibi durumlar pandemi döneminde sıklıkla karşılaştığımız durumlardır. Pandemi döneminde dünya genelinde anksiyete oranı artış göstermiştir. Fransa, İspanya gibi ülkelerin bu konuda destek birimleri ve destek hatları kurarak gündelik hayat içerisinde çeşitli önlemler aldığı belirtildi.

 

  • Mutluluk sıralamasında 2020 yılında 78. sıradaydık. 2022’de ise 112. sıraya geriledik.

 

  • “Zihin sağlığını korumak, bir lüks olmanın ötesine geçerek zorunluluk halini alıyor. İnsanların olduğu kadar şirketlerin ve devletlerin de önceliği haline geliyor.” diyenlerin oranı %84.

 

Stresi Büyük Sağlık Problemi Olarak Gören Ülkeler

%35 – Peru

%34 – Arjantin

%33 – Güney Kore

%31 –  İsviçre

%30 – Belçika

%30 – Kolombiya

%28 – Türkiye

%28 – Japonya

%28 – İsveç

%27 – Şili

 

Zihin Sağlığı Riskinin Fazla Olduğu Ülkeler

%70 – Türkiye

%70 – Brezilya

%66 – Şili

%65 – Güney Afrika

%65 – Kolombiya

%63 – Suudi Arabistan

%62 – Hindistan

%61 – Peru

%61- Arjantin

%59 –Meksika

 

Yapılan araştırmalar neticesinde zihin sağlığı riskinin en fazla olduğu ülke Türkiye ve Brezilya olarak görülmektedir. Stresi sağlık problemi olarak gören ülkeler arasında Türkiye’nin de olması, konuyla ilgili olarak en azından benim nazarımda, bir farkındalığa sahip olduğumuz izlenimi oluşturmaktadır.

 

 

5-AKIŞKAN GERÇEKLİK

Her 3 insandan 1’i sosyal medyadaki kimliğini, gerçek kimliğine tercih ediyor.

  • Türkiye metaverse bilinirliğinde dünya ortalamasının çok üzerinde. (%86)
  • “Gerçek ve sanal dünya arasındaki sınırlar ortadan kalkarak yeni bir gerçeklik yaratıyor.” diyenlerin oranı %62.
  • Türkiye’de günlük hayatta arttırılmış gerçeklik kullanımına olumlu yaklaşım, dünya ortalamasının üzerinde. %63

 

Günlük Hayatı En Çok Etkilemesi Beklenilen Uygulamalar

VR Eğitim – %66

VR Sinema vb. – %64

VR Çalışma – %62

VR Oyun / Sosyalleşme – %60

VR Turizm – %48

Dijital Sağlık – %59

 

  • Türkiye son 12 ay içerisinde metaverse aramasında dünyada birinci sırada.

 

Etkinliğin son oturumunda oyuncu ve komedyen Tolga Çevik metaverse dünyasına bakış açısını kendine has bir üslup ile dile getirdi.

 

  • Metaverse’de zaman su gibi akıp geçiyor fakat buradaki su gerçek değil.
  • Herkesin metaverse’si kendisine.
  • Siz yine de gerçeklikten ve gerçek dünyadan vazgeçmeyin.

 

Ayrıca son oturumda dijital çağın yeni derdi Subscription Fatigue (Abonelik Yorgunluğu) kavramına değinildi. Bu kavramı kısaca “kaç aboneliğe üye olacağını düşünme” olarak ifade ettiler. Artık hızla artan dijital platformları gözümüzün önüne getirdiğimizde aslında bu kavramın hayatımıza çoktan girmiş olduğunu hissedebiliyoruz.

 

 

Son olarak Kültürel Değişim Konferansının artık her yıl düzenleneceğini belirttiler. Bu tarz bir etkinliğin sistematik şekilde her yıl yapılacağını öğrenmek beni mutlu etti. Bir sonraki konferansta görüşmek üzere 🙂

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu